Recep Kaçar

Erzurum’un Ilıca nahiyesinde yaşamını sürdürürken, ortaokul birinci sınıfa başladığında  babası ve amcaları berberlik yapıyorlardı. Amcası bir gün berber dükkanına tabela yazmasını istedi. Hiç tabela yazmadığını ifade edince amcası: “Resim yapıyorsun, okulda okuyorsun, bir tabela yazamayacak mısın?” dedi. Kaçar da :“Bir sac bulun ben yazarım” dedi. Resim fırçalarıyla yazmaya çalıştı, pek olmadı ama beğendiler ve dükkana monte ettiler.

Karşı komşuları kasap, bakkal, pastaneci de tabela yazmasını istediler ve yazdı. Adı tabelacı oldu. Bu arada az da olsa okul masraflarını çıkarıyordu.  Merakı iyice artmaya başladı. Şehirdeki ustaların tabelalarına bakıyor çok net ve güzel olduklarını gözlemliyordu. Onlardan kopya çekmeye çalışıyordu. Bu tarihlerde tayini nahiyelerine çıkan ve kiracıları olan bir memur ağabeyi 12 pozluk basit bir fotoğraf makinası hediye etti. Bu makinayla amatör fotoğrafçılığa başladı. Nahiyede ve Erzurum sokaklarında tanıdıklara ve arkadaşlarına fotoğraf çekip tab ettirip satıyordu.

Lisedeyken okulun karşısındaki Şen Afiş Tabela Ali Baybora Ustası’nın yanına çırak olarak başladı. Lise bitene kadar bu atölyede çalıştı. Ustası çok büyük bir sanatkardı, ustasından çok şeyler öğrendi. Lise bitince Güzel Sanatlar Akademisi’nde okumak istiyordu. İstanbul’a gittiğinde imtihanı kaçırdı, çok üzülmüştü.

İlk dükkanını 1971 yılında Erzurum’un Aşkale ilçesinde açtı. 2 yıl sonra askere gitti. 1974’de asker dönüşü Ankara’da işe başlamak istiyordu. Ankara’yı hiç tanımıyordu. Tesadüfen Altınfırça Tabela Rahmetli Hayri Uras Usta’nın yanında usta olarak çalışmaya başladı. Dönemin büyük üstadlarıyla tanıştı, mesleğini geliştirdi. Bu dönemde altın varak çalışmalarını, döküm modellerini, oymacılık model işlerini, serigrafi tekniğini, asit indirgeme tekniğini geliştirdi. Bu yıllarda sosyal güvenceleri yoktu, haftalık usulüyle çalışılıyordu. Maddi imkanları çok kısıtlıydı, düğün yapması gerekiyordu, dükkan açmaya niyetlendi, fakat birikmiş parası yoktu.

Üzülerek meslekten ayrıldı, çaycılık, şoförlük yaptı, inşaatta çalıştı, biraz para biriktirdi. Ankara Posta Caddesi’nde bir hanın alt katında 30 metrekare bir dükkan kiraladı. Dadaş Tabela olarak işe başladı, her geçen yıl işini geliştirmeye gayret etti. Bu yıllarda Türkiye’de bir ara sac levha yoktu, duralitleri kat kat boyayarak tabela yaparlardı. Boyaları kendileri imal etmeye çalışırlardı, birçok ürün ithal olduğu için temin edemezlerdi. Teknolojik olarak en önemli makineleri yatar daire testere, deveboynu dekopaj, matkap, fırın-pres gibi basit aletlerdi. Tabela grafiğini elle T cetvelle çizerek tabelaya adapte eder ve fırçalarla yazarlardı. Bez afişleri karton şablon oyarak, elektrikli süpürge makinayla boya püskürterek yazı yazarlardı. Daha sonraları kollu sac makası, kenet bükme makinası gibi aletlerle çalıştılar. Bilgisayar ve folyo kesim makinası ilk çıktığında Corel Draw programıyla satın aldılar. Fakat bu programı pek kimse bilmiyordu, Kaçar’ın İngilizcesi zayıf olduğu için programı pek kullanamadı. Birçok sözlük alarak programı kullanmayı öğrendi.

2012 – 2013 yıllarında Ankara Reklamcılar Odası Başkanlığı yaptı. 2014 yılında Akdeniz Bölgesi reklam panoları montajı için giderken trafik kazası yaşadı, acı bir hatıra olarak kaldı, maddi manevi olarak yıkıldı. Azmi, mücadeleyi elden bırakmadan mesleğine hizmet etmeyi yıllarca devam ettirdi.

Recep Kaçar, 2017 yılına baktığında eski dönemden hiç eser kalmadığını, eski ustaların yerini şimdiki akıl almaz teknolojik makinaların aldığını vurguluyor. Sektöre mübalaasız 60 civarında usta yetiştirdiğini, ağırlıkta Ankara’da olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde işveren olarak çalışan arkadaşlarıyla gurur duyduğunu belirtiyor. Yanında çalışanlara bu sanatı sevdirmeyi, kaliteli iş üretmeyi, çalışmanın ibadet olduğunu aşılamaya çalıştı. 40 yıldır birçok bakanlıklarla, ileri gelen büyük firmalarla, bankalarla çalıştı. Ankara’da ilk olarak bina duvar reklamları, dönerli totem tabelalar, üç yüzeyli tripan reklamlar, çatı reklamları uygulamaları yaptı. Recep Kaçar: “Ne yaparsanız yapın, bir işi severek yapın, ben de ömrümü severek bu mesleğe verdim” diyor.

fırça çalışmalar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı paylaş: