Erol Kemerdere

1952 yılında Rize’de doğdu. 1966 yılında babası ile birlikte İzmir Alsancak İşçi Bulma Kurumu’nda iş için beklerken, “Yetiştirilmek üzere, 15 yaşlarında serigrafi ve reklam işlerinde çalışacak çırak aranıyor” diye bir anons duydu. Serigrafi kelimesini ilk defa duyuyordu ve müracaat etti. Masada bekleyen Erdal isminde (Ressam) bir beyle birlikte Kemeraltı’nda merdiven altı 12 m2’lik bir dükkana gittiler. Bir mermer masa, duvarda asılı birkaç kalıp, 15-20 adet tahta ızgara ve rafta çeşitli boyalardan ibaret dükkanda  o gün mesleğe başladı.

Çıraklık dönemi oldukça sıkıntılı ve stresli ama hep merak ve “Neler yapabilirim?” sorusuyla geçti. İki dükkan arasında gidip geliyor, ayak işleri yapıyordu. Film çekmek, kalıp hazırlamak gibi ana konular gizli yapıldığı için, kendi çabası ve hırsıyla, anahtar deliklerinden gizlice izleyerek, arta kalan filmlerden denemeler yaparak öğrenmeye çalışıyordu. Film çeken çalışanın işe gelemediği bir gün Hislon ve Nacar kol saatlerinin kadranının basılması gerekiyordu. Yapılacak işler çok acildi fakat usta işi bilmiyordu. Erol Kemerdere “Ben çekerim!” deyince ustası biraz da alaylı bir ifade ile “Çek görelim.” demişti. Filmi çekti ve baskıya girdi; başarmıştı.

Mesleğini çok sevdi ve hatta mesleğine aşk besleyecek derecede bu işe gönül verdi. Rahmetli Erdal Bakan’ın kurucusu ve sahibi olduğu Erdal Serigrafi yani mesleğe ilk başladığı o küçük atölye 3-5 sene sonra daha da gelişmiş ve büyümüştü. Erol Kemerdere de bu süreçte kendini geliştirdi. Birgün Reklam Prodüksiyon firmasından Vedat Bey, numunesi Danimarka’da basılmış olan Tuborg Otobüsleri’nin yanlarına sac tabela yapma işini getirdi. Bu iş o dönemin en büyük ve popüler işiydi. Ancak tramlı baskı olduğu için ustası bu işe sıcak bakmıyordu. Erol Kemerdere, bu tabelayı yaparsa kendini ispat edebilme şansı olacağına inanarak sabaha kadar uğraşıp numuneyi bastı, sevincinden içi içine sığmıyordu, harika bir iş çıkarmıştı ve sabah ustasına gösterdiğinde haklı takdirini almıştı. Numuneyi fabrikaya götürdüler ve İzmir’de 40 otobüsün yanlarını donattılar.

Bu başarı Erol Kemerdere’ye artık bir usta, bir yetenek olduğu hissini verdi ve ustalık dönemi de böylece başladı. Rıfat Temiz (Temiz Serigrafi) ve Ahmet Üzümcü (Batı Reklam Tabela) yetiştirdiği elemanlar arasında yer aldı. Vefat eden ustalarını rahmetle anan ve son dönemlerde kendisine destek veren Birol Fedai ve Fatma Gencer’e saygılarını sunan Erol Kemerdere hayat felsefesini şu sözlerle tanımlıyor: “Bir usta tek başına bir şey başarır, ama yanında çalışan personeli ile çok şey başarır ve bu çok şeyi başarmak onu usta yapar. Ben yanımda çalışan personel arkadaşlarıma buradan sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Erol Kemerdere’nin birlikte çalıştığı ustalar:
Tamtam Serigrafi Tabela – Enver Bakan (Rahmetli)
Erdal Serigrafi Tabela – Erdal Bakan (Rahmetli)
Reşat Serigrafi Tabela – Reşat Zengin (Rahmetli)
Günkut Reklam – Sadettin Günkut (Rahmetli)

Bu yazıyı paylaş: