Zihni Sevil

23 Mayıs 1944 tarihinde İzmir’de dünyaya gelen Zihni Sevil, küçük yaşta babasının renkli sanat hayatından etkilenerek çocukluğunu kara kalem resimler çizerek geçirdi.

Tabelacılığa başlamasındaki en büyük etken olan rahmetli babası Cevdet Sevil, gençlik yıllarında Akhisar’da Güzel Cevdet, İzmir’de Arsevil, Gaziantep’te Sakkalı lakabı adı altında birçok heykel, değişik sanat eserleri yaptı. Atölyesi haricinde babasının evde yaptığı işleri de izleme imkanı bulan Zihni Sevil babasını 1960 yılında kalp yetmezliğinden kaybetti. Böylece hem babasını hem de öğretmenini kaybettiğini dile getiren Zihni Sevil, artık babasını izleme imkanı olmadığını ve yoluna yalnız devam etmek zorunda kaldığını belirtti. Tabelacılığa, profesyonel anlamda kendisinden başka tabelacı bulunmayan Antalya’nın Korkuteli kasabasında başlayan Zihni Sevil’in ilk yaptığı iş, bir bisikletin önüne 5 TL’ye Seval yazısını yazmak oldu.

Rahmetli babasının kendisine, hayatından “yok” ve “bilmiyorum” kelimelerini silmesini söylemesi üzerine gerek sanat gerekse tüm yaşamı olsun, ne yapmayı düşündüyse gerçekleştirdi. Gezmekle geçen yıllarının dışında askerlik hayatında da yine sanatı yer aldı ve askerliğini de sanatını icra ederek tamamladı. 1968 yılında Hindistan diye yola çıktığı yurt dışı yolculuğuna Kuveyt’te ara vererek, orada tabelacılık yapmaya karar verdi. Düzgün Arapça konuşamıyor, okuma yazmayı bilmiyordu ancak okumasını bilmese bile bir hattat gibi bakarak Arapça yazabiliyordu. Çünkü babası aynı zamanda hattattı ve Eski Türkçe biliyordu. Babasını çift kalemle hattatlık yaparken izleme şansı da olan Zihni Sevil için öğrenmek demek, gözlemlemek, gördüğünü beynine kaydetmek ve kaydettiğini uygulamaktı. Çünkü sözlüğünde yok ve bilmiyorum kelimeleri mevcut değildi. Tüm iş hayatı boyunca öğrenip uyguladıklarını kimsenin yanında çalışarak değil, kendi başına keşfederek öğrendi. Grafikerliği de babasının muhtelif uçlarla çini mürekkebini kullanarak gerçekleştirdiği çalışmalarını gözlemleyerek öğrenen Zihni Sevil duygularını şu şekilde ifade ediyor: “Tüm bu yaptığım dediğim her şey için Allah’a bana bunları gerçekleştirme gücü ve yeteneği verdiği için şükrediyorum.”

Seyahat için gittiği Kıbrıs’a yerleşme kararı aldıktan sonra, öncelikle bir ay süresince Er Reklam’da çalıştı ve daha sonra Sanayi Holding İşletmeleri adı altında bulunan reklam fabrikasında 1 yıl ustabaşı olarak görev aldı. Savaştan yeni çıkmış bir ülkede artık tabela işlerinin iyi gideceğine karar vererek Sanayi Holding’ten istifa etti. Kıbrıs’ta tabelacılık diye bildiği icra, reklamcılık olarak anılıyordu. İlk dükkanını Ramo Reklam adı altında açtı ve bu 1 yıl sürdü. Daha sonra ilk ortaklığını rahmetli Kemal Tunç ile gerçekleştiren Zihni Sevil’in, 5 yıl süren bir beraberlikten sonra 2. ortaklığı Direkoğlu Reklam’ın sahibi Fevzi Direkoğlu ile oldu ve 1980 yılında iş hayatına tek başına devam etme kararı alarak Gong Reklam adı altında çalışmalarını sürdürdü. 30 yıllık süren iş hayatında müşterilerine ve yaptığı her işe yaklaşımın temelinde babasından miras kalan, cama yazılmak için hazırlanmış, yağlı kağıt üzerine de yazılı hadis-i şerif olduğunu söyleyen Zihni Sevil, her ne iş yaparsanız insanlara değil Allah’a yapar gibi candan işleyin diye belirtti.

 

zihni sevil 2zihni sevil 3zihni sevil 4zihni sevil 5

Bu yazıyı paylaş: