Başkandan Mart 2016

Sevgili meslektaşlarım,

Birçoğumuz uzun yıllardır üretimin içindeyiz. Sektörde kimimiz aynen “Endüstriyel Reklamcılık” olarak tanımladığımız ve birçok malzeme ve disiplini içeren bir üretim bilgi ve pratiğine sahipken, kimimiz sadece akrilik, dijital baskı gibi üretim şekillerine ve iştigal alanlarına sahip. Bazılarımız ise hiç üretim yapmayıp çeşitli malzeme ve hizmetler konusunda sektörle alakalı ticaretle uğraşıyorlar. Geçtiğimiz yıllar içinde üretim ve sanayide sayısız akım ve moda tabiri ile trendleri gördük, dinledik, uyguladık veya uygulayamadık. Bir gerçek var ki; müşteriler, talep biçimleri, piyasa koşulları ve gösterilen servisin içeriği anormal bir hızla değişti.

Artık gelecek endüstrilerde ve üretimde Endüstri 4.0 ten bahsediliyor.

Peki nedir bu Endüstri 4.0? Üretim sektöründeki önemli endüstriyel devrimler sonrası ülkeler ve şirketler küresel boyutta yaşanan değişimlere ayak uydurmak zorunda kalmış ve artan rekabet koşulları karşısında rekabet üstünlüklerini devam ettirebilmek amacıyla bazı stratejiler geliştirmişlerdir. İlk olarak 2011 yılında Almanya’da gündeme gelen Endüstri 4.0 da bu stratejilerden birinin adı.

Tarih boyunca dört büyük endüstriyel devrim yaşanmıştır genel kabule göre ve bunlar:

1. Su ve buhar gücünün daha verimli kullanılmasını sağlayan mekanik tezgahların bulunması.
2. Henry Ford’un üretim bandı tasarımı ve elektriğin seri üretimde kullanılmaya başlanması, üretim hattının geliştirilmesi.
3. 1970’lerde üretimde mekanik ve elektronik teknolojilerin yerini dijital teknolojiye bırakmasına sebep olan programlanabilir makinelerin kullanılmaya başlanması. Günümüz bu Endüstri devrimi içindedir.
4. Endüstri 4.0 ise 4. Endüstriyel Devrimi başlatacağı düşünülen endüstriyel bir strateji plânı.*

Bu strateji temel olarak bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getirmeyi hedefliyor.

Ana bileşenlerinden ilki ise “Yeni Nesil Yazılım ve Donanım”. Yani bugünün klasik donanımlarından farklı olarak düşük maliyetli, az yer kaplayan, az enerji harcayan, az ısı üreten, ancak bir o kadar da yüksek güvenilirlikte çalışan donanımlar ve bu donanımları çalıştıracak işletim ve yazılım sistemlerinin kaynak ve bellek kullanımı açısından tutumlu olması hedefidir. İkinci ve belki de en önemli bileşen ise Cihaz Tabanlı İnternet (İng: İnternet of Things), yeryüzündeki tüm cihazların birbiriyle bilgi ve veri alışverişi için kullanıldığı, her türlü araç gerece entegre edilmiş, sensor ve işlemcilerle donanmış, internet bağlantılı akıllı elektronik sistem. Bu sisteme kısaca Siber-Fiziksel Sistemler de diyebiliriz. Üretim sürecinde fabrikalardaki makinelerde siber-fiziksel sistemlerin kullanılması demek insanlardan neredeyse bağımsız olarak kendi kendilerini koordine ve optimize ederek üretim yapabilecek ‘akıllı fabrikalar’ demektir. Eğer Endüstri 4.0 stratejisi gerçekleşirse üretim süresi, maliyetler ve üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı azalacak, üretim miktarı ve kalitesi artacak.

Yani fabrikalar düşünün, içerisinde hiçbir ışık yanmıyor, kahve ve çay makineleri yok. Sekreter yok, klima yok, sigara molaları yok, vardiya yok, yemekhane yok, robotlar çalışıyor, çevreye minimum zararlı, ekolojik bir fabrika… İnternet ve güçlü bir ağ üzerinden koordine olan, devamlı kendini kontrol eden ve güncelleyen yazılımlar ve sistemler. Esnek üretim, özel üretim gibi adaptasyonlara uygun. Verimlilik öyle bir seviyeye gelmiş ki makinelerin bir dakikası bile boşa geçmiyor ama stoklar da sıfır!

Tabii ki bu düzen ve sistemin istihdama, özellikle kol kuvveti ile çalışan insan gücüne çok negatif etkisi olacaktır. Ama geleceğin bu şekilde yönleneceğine dair çok önemli görüş birliği var.

Arkadaşlarımla konuşurken güzel ve sistemli fabrikaları tarif etmek için “danayı bir kapıdan koyuyorsun, diğer taraftan sosis olarak çıkıyor” şeklinde benzetmelerim olurdu. Artık Endüstri 4.0’da sistem, sosis stoklarına da otomatik bakıyor, ona göre kendi kendine pastırmaya, kuşbaşı üretimine geçiyor, yaz geldi, sıcaklar arttı, fabrika ve stok alanını bir derece kendi kendine soğutuyor, makine bakım ve kalibrasyon zamanlarında anlaşılan tedarikçiye önceden otomatik mail atıyor. Bilim kurgu gibi gerçekten… Belki de korkutucu…

Bizim sektörümüzde bu kadar entegre ve yüksek teknolojili bir sisteme gerek olur mu, emin değilim. Ama tüm trendleri bilmemiz, ona göre milletçe altyapı, eğitim gibi konularda adımlar atmamız ve vizyonumuzu buna göre çizmemiz gerekiyor.

İşlerinizin bol ve bereketli geçmesini diliyor, saygılarımı sunuyorum.

* tr.wikipedia.org/wiki/Endüstri_4.0

K. Halil Eligür
Açıkhava Reklamcıları Derneği
Başkan
halileligur@ared.org.tr

Bu yazıyı paylaş:

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir